2 Ocak 2026 Cuma

Aramızı siyaset açmasın

 






Son yıllarda fark ettiniz mi bilmiyorum ama siyaset, olması gerekenden çok daha fazla hayatımızın merkezine yerleşti. Eskiden bir haber bülteni kadar süren tartışmalar, artık aile sofralarına, bayram ziyaretlerine, dost meclislerine kadar sızıyor. Bir bakıyorsun, yıllardır aynı ekmeği bölüştüğün insanla birkaç etiket yüzünden arana görünmez bir duvar örülmüş.


Oysa durup düşününce şunu fark ediyorum:

Siyaset dediğimiz şey, en nihayetinde bir oyun alanı. Kuralları olan, aktörleri değişen, çoğu zaman da sahne arkasında dönen bir oyun. Bugün alkışladığın figür yarın sahneden çekiliyor, bugün “kesin doğru” dediğin şey birkaç yıl sonra bambaşka bir hâl alıyor. Ama kırdığın kalpler… Onlar sahneden inmiyor.



Görüşlerimiz Kimliğimiz Değil


Sağcı, solcu, muhafazakâr, liberal, sosyalist, komünist…

Bunların hepsi düşünce biçimi. Hiçbiri insanın ahlakının, vicdanının ya da kalbinin tek başına ölçüsü değil. Aynı görüşü savunan iki insanın bile hayata bakışı bambaşka olabiliyor. Buna rağmen bazen siyasi fikirlerimizi kişiliğimizle o kadar özdeşleştiriyoruz ki, eleştiri geldiğinde fikrimiz değil sanki “biz” saldırıya uğramış gibi hissediyoruz.


İşte tartışmalar tam da burada zehirleniyor.

Çünkü artık konuşan akıl değil, ego oluyor.



Kibir, Siyasetin En Sessiz Zehri


Siyasi tartışmalarda en sık karşılaştığım şey kibir.

“Ben biliyorum, sen anlamıyorsun.”

“Sen koyunsun, sen cahilsin.”

“Biz olmasak ülke batar.”


Bu dil, hiçbir şeyi düzeltmiyor. Tam tersine, insanları daha da sertleştiriyor. Unutuyoruz ki karşımızdaki kişi bir “etiket” değil; anıları olan, kırılabilen, sevinen, korkan bir insan. Haklı çıkmak uğruna, yılların dostluğunu harcamak gerçekten bir kazanç mı?


Bence değil.



Yakın İlişkiler Siyasi Arenalar Değildir


Ailemiz, arkadaşlarımız, eşimiz, kardeşimiz…

Buralar birer münazara salonu değil.

İnsan buralarda anlaşılmak ister, yenilmek değil.


Siyaset yüzünden bozulan bir kardeşlikte, kazanan kim oluyor?

Bir partinin oy oranı mı artıyor?

Bir ideoloji mi güçleniyor?


Hayır. Sadece iki insan biraz daha uzaklaşıyor.



İnsan Sosyal Bir Varlık


Ne kadar güçlü olursak olalım, ne kadar “haklı” hissedersek hissedelim, insan tek başına yaşayamıyor. Hepimizin bir omuza, bir sohbete, bir “iyi ki varsın” cümlesine ihtiyacı var. Politik görüşler gelip geçici olabilir ama insani bağlar hayati.


Zor zamanlarda yanına gideceğin kişi, seninle aynı ideolojiye oy veren biri olmak zorunda değil.

Önemli olan, zor zamanda yanında duracak biri olması.



Tartışmamak Susmak Değil


Burada “hiç konuşmayalım” demiyorum. Elbette konuşalım. Ama dinleyerek. Anlamaya çalışarak. “Ben böyle düşünüyorum” diyerek, “sen böylesin” demeden. Karşımızdakini ikna edemesek bile incitmemeyi başarabiliriz.


Bazen en olgun tavır, son sözü söylemek değil, konuyu kapatabilmektir.



Küçük Bir Hatırlatma


Siyaset bir araçtır, amaç değil.

İdeolojiler gelir geçer, liderler değişir, sloganlar unutulur.

Ama kalp kırıklıkları hafızada uzun süre kalır.


Bir gün dönüp baktığımızda, “haklıydım” demek mi daha değerli olacak, yoksa “kimseyi kaybetmedim” diyebilmek mi?


Ben ikincisini seçiyorum.

Çünkü neticede hepimiz insanız.

Ve birbirimize sandığımızdan çok daha fazla ihtiyacımız var.


29 Kasım 2025 Cumartesi

Neden aynı hataları tekrar ediyorum? — Bilinçaltı döngüleri








 Döngünün farkı



Hepimiz hayatımızda belli kalıpları tekrar ederiz: ilişkilerde aynı hayal kırıklığı, işte sürekli ertelemeler, para yönetiminde benzer hata serileri… İnsan akla mantıklı bir karar verince bile aynı sonucun neden tekrarlandığını merak eder. Cevap genellikle bilinçaltı düzeyindeki otomatik döngülerdedir. Bu döngüler, geçmiş deneyimler, duygusal ödüller ve çevresel tetikleyicilerin birleşimiyle oluşur — farkında olmadan bizi o yöne iterler.





Bilinçaltı döngüleri nasıl oluşur? (Kısa ve net)



  1. Tetikleyici (Trigger): Dış bir durum, bir duygu veya bir insan — örn. eleştiri, yalnızlık, stres.
  2. Otomatik Düşünce / İnanç: “Ben yetersizim”, “herkes beni terk eder” gibi hemen beliren inanç.
  3. Davranış (Hata/Refleks): Kaçış, saldırı, erteleme, kontrol etme gibi alışkanlık.
  4. Kısa Vadeli Ödül / Rahatlama: Davranış kısa süreli rahatlama/ütopya sunar (stresi azaltır, suçluluk hissini bastırır).
  5. Güçlenme: Ödül döngüyü pekiştirir → aynı tetikleyici tekrar aynı davranışı doğurur.



Bu döngünün her tekrarı, hata modelini güçlendirir. Önemli nokta: döngü mantıklı görünmeyebilir ama duygusal beyin için “işe yarıyor” olduğu sürece devam eder.





En sık görülen bilinçaltı kökenleri 



  • Çocukluk deneyimleri: Süregelen onay-eksikliği, terk edilme korkusu.
    Örnek: Sürekli “mükemmel eş” aramak — çünkü erken onay eksikliğini telafi etmeye çalışmak.
  • Koruyucu inançlar: “Duygularımı gösterirsem zarar görürüm.”
    Sonuç: İletişim kurmadan uzaklaşma.
  • Kısa vadeli rahatlama (addictive loop): Procrastination — anlık rahatlama, sonrasında pişmanlık.
  • Rol ve kimlik: “Ben böyleyim” inancı davranışı haklı çıkarır ve değiştirmeyi zorlaştırır.






Döngüyü kırmak: Bilimsel ve pratik yollar



Burada amaç davranışı bastırmak değil; döngünün üzerindeki otomatik motoru anlamak ve yeniden programlamak.



1) Farkındalık + Adlandırma



  • O anı durdur, 10 saniye nefes al.
  • İçindeki sesi adlandır: “Bu, ‘yetersizlik’ hissi” gibi.
  • Yaz: Ne oldu, ne hissettin, ne yaptın hemen sonra?



Neden: Adlandırma (labeling) amigdalanın tepkisini düşürür ve prefrontal korteksi devreye sokar.



2) Tetikleyiciyi küçült veya değiştir



  • Çevresel tetikleyici mi? (bildirimler, belirli insanlar, içki) — uzaklaştır.
  • Eğer kaçınamıyorsan, tetikleyiciyle küçük “deneme”ler yap: 5 dakikalık farklı tepki.




3) Küçük deneyler (behavioral experiments)



  • Eski kalıbın yerine koyacağın davranışı minik tut: 1–2 dakikalık alternatif davranış.
  • Örnek: Öfkeyle bağırmak yerine 60 saniye yürüyüş, sonra durum raporu.




4) İnançları test et ve yeniden yaz



  • Yazılı meydan okuma: “Ben yetersizim” → Bu inanışın kanıtları neler? Karşıt kanıtları neler?
  • Yeni cümle oluştur: “Hata yapmak öğrenmenin parçası.”




5) Sistem + Sınırlar kur



  • Alışkanlıkları çevreyle şekillendir: kartla ödeme yerine nakit kısıdı, çalışma zamanı blokları, telefon sessize alma.
  • Sınırlar, otomatik davranışlara alan bırakmaz.




6) Duyguyla çalışmak (daha derin)



  • EMDR, somatic experiencing veya terapötik iç görü gerekebilir.
  • Eğer döngü travmaya dayanıyorsa profesyonel destek önerilir.






14 günlük mini uygulama planı (kısaca)



  • Gün 1–3: Her tetikleyici sonrası 1 maddelik günlük kaydı (“tetikleyici → his → yaptığım”).
  • Gün 4–7: Her tetikleyici için 1 alternatif davranış dene (2 dakika).
  • Gün 8–10: İnanç yazımı — en güçlü 3 negatif inancını yaz, karşıt kanıt bul.
  • Gün 11–14: Çevresel düzenleme + ödüllendirme (küçük övgü, kahve, 10 dk film).






Hızlı egzersiz: 3 dakikalık “Döngü Kırma” uygulaması



  1. Tetikleyiciyi adlandır (30 sn).
  2. Vücudundaki üç duyum söyle (nefes, omuz gerginliği, kalp hızını fark et) (60 sn).
  3. Alternatif bir davranış yap (kısa yürüyüş, 5 derin nefes, 1 cümleyle duyguyu ifade et) (90 sn).






Örnek senaryo (ilişkiler)



  • Tetikleyici: Partnerin geç kalması → İç ses: “Beni önemsemiyor” → Davranış: Soğukluk; sonuç: iletişim kopuyor → Kısa ödül: Kendi savunma hissi.
  • Kırma: Tetikleyiciyi adlandır (“kızgın/terkedilmiş hissi”), 2 dakika bekle, “Bunu nasıl açıkça sorarım?” diye bir soru sor.






Ne zaman profesyonel yardım almalısın?



  • Döngü yaşamını ciddi şekilde kısıtlıyorsa (iş, ilişki, uyku bozulması, madde kullanımı).
  • Travma belirtileri (flashback, dissosiyasyon) varsa.
    Profesyonel terapi — bilişsel davranışçı terapi (CBT), EMDR, psikodinamik terapi — gerçekten fark yaratır.






YDS kelimesi — çağrışım yöntemiyle (






Kapanış — Sabır ve merhamet



Döngüler aniden yok olmaz; değişim tekrarlı, küçük adımlarla gelir. En güçlü stratejiler farkındalık + çevre düzenleme + deney yapmaktır. Kendine merhamet göster; hata “sen” değilsin, öğrenme fırsatıdır.